11 Nisan 2014 Cuma

Kurşuni Renkler


Gökhan Türkmen - Kurşuni Renkler


Bir sabah saçlarımı okşayıp da rüzgar
İzlerini sürüp de gidecek beyaz beyaz
Ve güneş aynaya baktığımda çizgilerden
Yeni bir yüz gösterecek üzülerek biraz
Yok olmaz erken daha
Biraz geç kalın ne olur
Hiç hazır değilim henüz
Ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha
Tanıdık değil bana güz
Yok olmaz dur
Dur gidemezsin
Gözlerimin rengi dur
Bulutlara dönemezsin
Yok alamazsın
Beni deli zaman
Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin
O gün başka renkte ağaracak biliyorum
Ve zorla değil ya o rengi hiç sevmiyorum
Ne olur sanki biraz daha zaman verseniz

Yıllar öfkenizi hiç mi hiç anlamıyorum

Sezen Aksu

18 Mart 2014 Salı

Bir Neden Hep Vardır...

5 Mart 2014 Çarşamba

Nice güzel yıllara...Sizlerle...

Hayat, ona ne taraftan baktığınızla ilgili şekilleniyor. 
Güzel bakmak, her şeyi daha da güzel gösteriyor.
Her ne olursa olsun, yaşanan her şeyin bir "kazanım" olduğunu da unutmamak gerekiyor. 
Kazandıklarımız, anılarımızda bizimle kalıyor ve buna da "tecrübe" deniyor.
Güzel şeyler tecrübe etmeyi, tecrübe ettiklerimizin güzel yönlerini görebilmeyi nasip etsin Allah'ım.

Yaş 35 bugün...
Yolun yarısı mı? Bilinmez...
Ama ben hep, o yola yeni başlıyor gibi hissedenlerdenim, hala çocuğum, sanki hiç büyümedim..
Bu hayattaki 35 senemde yanımda olan, bana değer katan, ömrümü "hayat" tadında geçirmemde emeği olan, hep içimde yaşayan ve yaşayacak olan sevdiklerim...
İyi ki gelmişim şu dünyaya.
İyi ki sizi tanımış, güzel "tecrübe"lerle sizinle aynı "hayat"ı paylaşmışım...
Nice mutlu yıllara...

Hilal Timur
05.03.2014



Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı Tarancı

19 Şubat 2014 Çarşamba

Bir Bilsen...


Bu şarkıyı daha önce neden dinlemedim dedim.
Güzel değil mi sizce de ?

18 Şubat 2014 Salı

Güzel Şeyler Zaman İster




"Babe i love you" filminden...

31 Aralık 2013 Salı

Bir Daha?

BİR DAHA BU YOLLARI AYNI HEVESLE YÜRÜR MÜYÜM?

Bu sene de böyle girelim yeni bir yila...
Saglik olsun. ..

18 Aralık 2013 Çarşamba

Kabullenmek

Kimse aradığını bulamadı aşkta. 

Ya, yarım kaldık ikimize, 


ya fazla geldik birimize. 


Âşık olmak istediklerimizle âşık olduklarımız birbirini tutmadı. 


Kimimiz olanla yetindi, 


kimimiz yetinemedi kendi yalnızlığıyla bile... 


Biraz da cesaretti aslında aşk. 


Gözünü budaktan sakınmamaktı. 


Ve kabullenmekti olanı da, olmayacak olanı da...




Kahraman Tazeoğlu